6 Ocak 2013 Pazar

9. Sınıf Tarih Özeti


TARİH BİLİMİNİN KONUSU

Tarihin Tanımı: Tarih; insanların zaman ve mekan çerçevesinde meydana getirdikleri her türlü faaliyet ve ilerlemeleri, sebep - sonuç ilişkisi içerisinde belge­lere dayalı ve tarafsız bir şekilde inceleyen sosyal bir bilimdir.
Olay: insanlık alemini ilgilendiren siyasi, ekonomik, sosyal, dini vb. alanlarda yaşanan ve ortaya çıkan her duruma olay denir. Olaylar kısa sürede anlık olup bi­ter.

Olgu: Zaman içerisinde uzun sürede oluşan durum­lardır. Bir başka ifade ile oluşum süreçleri gözlenebi­len olaylar olgudur.

 Malazgirt Savaşı bir olaydır. Bu olay sonucun­da Anadolu’nun Türk yurdu haline gelmesi bir ol­gudur.

Bir tarih araştırmasında takip edilen yöntemler şunlardır:


VERİLERİ TASNİF



TERKİP (SENTEZ)




TARİHİN SINIFLANDIRILMASI
A. ZAMANA GÖRE SINIFLANDIRMA



YAZILIŞ BİÇİMİNE GÖRE TARİH ÇEŞİTLERİ

HİKAYECİ (RİVAYETÇİ) TARİH


ARAŞTIRMACI (BİLİMSEL) TARİH

Türklerin Kullandıkları Takvimler
1. 12 Hayvanlı Türk Takvimi:
· Türklerin kullandığı en eski takvimdir.
· Güneş yılını esas alır. 12 yılda bir devir yapar.
· Bu takvimde her yıl bir hayvan adıyla anılıyordu.
· Günümüzde Çin, Tibet ve Sibirya’da kullanılmaktadır.



2. Celâlî Takvimi:
· Büyük Selçuklular zamanında Melikşah tarafından Ömer Hayyam ve ekibine hazırlatılan bu takvim güneş yılına göre hazırlanmıştı.
3. Hicrî Takvim:
· Ay yılını esas alır.
· Başlangıç olarak Hz. Muhammed'in Mekke'den Medine'ye hicret ettiği 622 yılını alır.
· Günümüzde Ramazan ayı, kutsal gün ve gecelerde bu takvimi kullanmaktayız.
4. Rumî Takvim:
· Osmanlı Devleti'nde resmî ve malî işlerde kullanılmak üzere Tanzimat Fermanı ile (1839) yürürlüğe giren takvimdir.
· Güneş yılını esas alır.
5. Milâdî Takvim:
· 1926'dan itibaren kullandığımız takvimdir. Güneş yılını esas alır. Temeli Mısırlılara dayanır. İyon ve Yunanlılar kanalıyla Batı'ya aktarılmıştır. Romalılar Sezar zamanında Jülyen takvimi olarak düzenlemiş ve kullanmışlardır. Yeniçağ'da Papa XII. Gregor tarafından yeniden yapılan düzenlemelerle Gregoryen Takvimi olarak anılmıştır. Miladî takvim Hz. İsa'nın doğuşunu başlangıç olarak kabul eder.

TARİHE YARDIMCI OLAN BİLİMLER:

1)- COĞRAFYA: Tarih olayın geçtiği YER'in fiziki ve beşeri özelliklerini coğrafyadan öğrenir.
2)- ARKEOLOJİ (Kazı Bilimi): Toprağın ve suyun altında kalmış olan tarihi eserleri ortaya çıkarır.

3)- KRONOLOJİ (Takvim Bilgisi): Tarihi olayların zamanlarını belirleyerek, meydana geliş sıralarını düzenler.

4)- PALEOGRAFYA: Eski yazıların okunmasını sağlayan bilim dalıdır.

5)- EPİGRAFYA (Kitabeler Bilimi): Taş, mermer gibi sert cisimler üzerine yazılan yazıları inceler.

6)- SOSYOLOJİ (Toplum Bilimi): Sosyal olayları inceler.

7)- ANTROPOLOJİ:Toplumların ırk yapılarını inceler.

8)- FİLOLOJİ (Dil Bilimi): Dilleri ve diller arasındaki bağları inceler.

9)- ETNOGRAFYA: Örf,adet, gelenek ve görenekleri inceler.

10)- DİPLOMATİK: Günümüze kadar gelmiş olan resmi belgeleri, fermanları vb. inceler.
11)- HERALDİK (Mühür bilimi): Resmi belgelerdeki mühür, arma ve özel işaretleri inceler.
12)- NÜMİZMATİK(Paralar bilimi): Eski Paraları inceler.
TARİH ÖNCESİ ÇAĞLAR

Tarih, MÖ 3500’lerde Sümerlerin yazıyı bulmasıyla başlamıştır. Yazının bulunması ve kullanılmasından önceki dönemlere tarih öncesi çağlar ismi verilmiştir.


insanlığın dünyaya gelişinden Yontma Taş Devri’ne kadar geçen zamandır.

      insanlığın yaşadığı en uzun devirdir.

      insanlar alet yapmasını bilmiyordu.

      Sivri ve keskin taşlarla kendilerini korumaya çalı­şıyorlardı.

     Alet yapılmadığından üretim de yoktur.

Ekonomik olarak avcılık ve toplayıcılık vardır.
ORTA TAŞ) DEVRİ (MÖ 10.000 - 8.000)
Devrin sonunda ateş bulundu.












CİLALI TAŞ (NEOLİTİK - YENİ TAŞ) DEVRİ
(MÖ 8.000 - 5.500)

Taşın yontulmasının yanında biçimlendirip süslenme­sinden dolayı bu isim verilmiştir.

     Bu devirde taşla birlikte kemik de düzgün hale getirilerek silah olarak kullanılmıştır.

     Tarım hayatı başlamıştır.

     Tüketici durumdaki insanlar üretmeye başlamış­tır.

     İlk köyler kurularak yerleşik hayata geçilmeye başlanmıştır.

     Köpek, koyun, keçi, sığır ve domuz gibi hayvan­lar evcilleştirmiştir.

     Dönemin sonlarına doğru dokumacılık başlamış­tır.

Kilden kap-kacak yapılmıştır

MADEN DEVRİ (MO 5.500 - 3.500)


a) BAKIR DEVRİ

Taşla birlikte kullanıldığı için Bakır Taş Çağ da denil­mektedir.

      Bulunan ve kullanılan ilk maden bakırdır.

      Bakırdan silah, kap-kacak yapıldı.


b) TUNÇ DEVRİ

 Bakır ve Kalay'ın karıştırılması ile daha sert maden olan Tunç'u buldular.

      Alet yapımında kullanıldı.

      Bu devir şehir devletlerinin kurulduğu dönemdir.

      Ticari ilişkiler artmıştır.

c) DEMİR DEVRİ

Demir insanoğlunun kullandığı en önemli buluşlar­dandır.

     Demir tarımda, günlük hayatta kullanılmaya baş­landı.

     Madeni para ilk kez bu dönemde kullanılmaya başlanmıştır.

     Polis denilen site şehir devletlerinin yerini büyük devletler almaya başlamıştır.

      Sanayinin gelişimine ortam hazırladı

TARİHİ DEVİRLER
İLKÇAĞ MÖ 3500 yıllarında Sümerlerin yazıyı bulmasıyla başlar.

ORTAÇAĞ MÖ 375 yılında Av­rupa Hunları'nın Av­rupalI Kavimleri göç ettirmesiyle başlar

YENİÇAĞ 1789'da Fransız İhti­lali ile başlar.

YAKINÇAĞ 1453 yılında İstan­bul'un fethi ve Bizans İmparatorluğu'nun yı­kılmasıyla başlar
Tarih Çağlarının Genel Özellikleri
a) İlkçağ / Antikite (M.Ö.3200 - M.S.375)
· Yazının icadı ile kavimler göçü arası dönemdir.

· Çok tanrılı dinler yaygındır.

· Köleci toplum vardır.

· Tarım ve hayvancılık yapılır.

b) Ortaçağ (375 - 1453)
· Merkezi krallıklar yıkılmış, feodalite dönemi başlamıştır.
· İslamiyet doğmuştur.
· İslâm’ın Altın Çağı yaşanmıştır.
· Avrupa’da karanlık çağ yaşanmaktadır.
· Skolâstik düşünce çağa egemen olmuştur.

c) Yeniçağ (1453 - 1789)
· Merkezi krallıklar yeniden güçlenmiştir.
· Coğrafi Keşifler, Rönesans, Reform, Aydınlanma Çağı yaşandı.
· Avrupa’da bilimsel gelişmeler hızlanmıştır.
· Sömürgecilik artmıştır.




d) Yakınçağ (1789 - … )
· Merkezi krallıklar ve çok uluslu imparatorluklar yıkıldı.
· Milli devletler kuruldu.
· Demokrasi, cumhuriyet, eşitlik ve milliyetçilik yayıldı.
· Sanayi inkılâbı sonucunda rekabet hız kazandı.
· Liberalizm ve Sosyalizm akımları sistemleşti.
· İşçi sınıfı ortaya çıkmıştır.
· I. ve II. Dünya Savaşları yaşandı.
Yazılışına Göre Tarih Çeşitleri:
Hikâyeci Tarih:Olaylar bir masal gibi anlatılır. Eski Yunan’da Heredot’un Historia adlı eseri gibi.
Öğretici Tarih:Toplumu ahlâkî yönden eğitmek ve millî birliği güçlendirmek için yazılır: Tukidides’in Peleponnes Savaşları gibi.
Sosyal Tarih: Toplumların ortaya koyduğu kültür ve uygarlığı araştırmak için yazılır.
Bilimsel (Araştırmacı) Tarih: Olayları sebep-sonuç ilişkisi içinde, tarafsız olarak inceler. 19. yüzyılda gelişmiştir. Günümüz tarih anlayışının temelini oluşturur.

Vakanüvist: tarihçi demektir.

İLKÇAĞ UYGARLIKLARI




Sümerler (MÖ 4000 - MÖ 2350)

             Sümerler, tarihteki ilk şehir devletlerini (siteleri) kurmuşlardır. Sümerlerde şehir devletlerini Ensi denen rahip krallar yönetmiştir.

             Sümerlerde özgür insanlardan oluşan Aksakallılar meclisi bulunmaktaydı.

             Mezopotamya’daki diğer milletler de Sümerleri örnek almışlardır.

             Urugakina, rahiplerin sömürüsüne karşı tarihin ilk ihtilalini gerçekleştirdi ve bunun sonrasında tarihin ilk yazılı kanunlarını yaptı. Bu kanunlarda özel mülkiyeti koruyucu hükümlere yer verdi.

             Ziggurat adı verilen tapınaklar yaparak, bunları okul, depo ve rasathane olarak kullanmışlardır.

             Sümerler, öldükten sonra yaşamın devamına inanmadıklarından mezarlara eşya koymamışlardır.

             Sümerlerin başlıca buluşları şunlardır; yazı, tekerlek, çemberin 360° oluşu, tarihteki ilk ay takvimleri, yıldızların burçlara ayrılması.

Akadlar (MÖ 2350 - MÖ 2100)

             Tarihin bilinen ilk düzenli ordusunu kurarak Mezopotamya'da üstünlük sağladılar.

Elamlar (MÖ 3000 - MÖ 640)

             Madencilik, çömlek yapımı ve seramik sanatında ilerlemişlerdir.


Babilliler (Amurrular) (MÖ 2100 - MÖ 539 )

             En etkili oldukları dönem Hamurrabi dönemidir. Kral Hamurrabi iktidarını kurduğu orduya ve yaptığı yasa­lara dayandırmıştır. Böylece tarihin bilinen ilk monarşik idaresini kurdu.

             Hamurrabi Mezopotamya'daki yasaları toplayarak konularına göre sistemli hale getirdi. Ayrıca yasalarında kısasa kısas özelliğine yer verdi.

Asurlular (MÖ 2000 - MÖ 609 )

           Hayvancılık ve ticarete önem vermişlerdir. Bu süreçte Anadolu'da koloniler kurmuşlardır.

             Kaneş'te yapılan araştırmalar sonucu Anadolu'daki ilk yazılı belgeler bulunmuştur. Bu durum Anadolu’ya yazıyı Asurluların getirdiğini göstermiştir.

             Tarihte bilinen ilk kütüphaneyi Ninova’da kurmuşlardır.


Anav Kültürü (MÖ 4500-MÖ 1000)

             Orta Asya’nın en eski kültürüdür.

Afanasyevo Kültürü (MÖ 3000-MÖ 1700)

             Türklerin en eski kültürüdür.Koyun ve at beslemişler, avcılıkla uğraşmışlardır.

Andronova Kültürü (MÖ 1700-MÖ 1200)

             Orta Asya’da en geniş kültürdür.Tunç ve altından yapılmış eşyalar, hayvan figürleri yapmışlardır.

Karasuk Kültürü (MÖ 1200-MÖ 700)
Tagar Kültürü (MÖ 700-MÖ 100)

             En genç ve gelişmiş kültürdür.


           İskitler, tarihte bilinen ilk Türk topluluğu  olarak adlandırılmaktadır.

             İskitler, altın ve gümüş işlemeciliğinde iyiydiler. Bu sebeple onlara "bozkırların kuyumcuları" denmiştir.

             Yaptıkları figürlerde, hayvan üslûbunu kullanmışlardır. Hayvan üslûbunda kuş, at, geyik motifleri ön plandadır.


           Devletin başında firavun adı verilen krallar bulunurdu.

           Firavunlar tanrı kraldı. Yetkileri sınırsızdı. Bu nedenle devletin siyasi yapısı teoraktik monarşi idi.

             Kuzey Suriye'nin verimli topraklarını almak için Hititliler Kadeş Savaşı’nı yapmışlardır. (M. Ö. 1280) Tarihin ilk büyük meydan savaşı sayılan bu savaşta taraflar birbirlerine kesin üstünlük sağlayamamıştır.

           Daha sonra taraflar Kadeş Antlaşması’nı yapmışlardır. (M. Ö.1295) Bu antlaşma tarihin ilk yazılı antlaşmasıdır.

           Mısırlılar, hiyeroglif denilen yazının yanı sıra hiyeratikve demotik denilen yazı türlerini geliştirildi.

           Mısır’da ekonomi tarıma dayanmıştır. Vergiler tarım ürünlerinden oluşmuştur. Köylüler ile köleler, asillerin, rahiplerin ve askerlerin topraklarında çalışmışlardır. Şehirliler ise ticaret ve sanatla uğraşmışlardır.

             Mısır'da yaşayanlar birden çok tanrıya inanmışlardır. En büyük tanrı güneş tanrısı idi. Ölümden sonra hayatın devamına inanmışlardır. Bu inanış şekli mumyacılıkta, eczacılıkta, tıpta, mimaride, resimde ve heykelcilikte önemli gelişmeleri sağlamıştır.

İlk  güneş saatini bulmuşlardır.


             Persler, mutlakiyetle yönetilmişlerdir.

           Pers kralının yetkileri sınırsızdı.

             Satrap denen yöneticiler, her yıl kralın görevlendirdiği kişiler tarafından teftiş edilmiştir. Yönetimde yetersiz bulunanlar görevden alınmış veya cezalandırılmıştır.

          Perslerden kalan sanat eserlerinin en önemlileri, krallar için yapılan büyük saraylardır.


Racalık denilen küçük prenslikler tarafından yönetilmiştir.

          Arilerin Hindistan'a getirdiği kast sistemi; toplumsal, siyasî ve dinî düzenin temelini oluşturuyordu.

          Bu sistemde halk, sınıflara ayrılmıştı:     Brahmanlar: Din adamları Kşatriyalar: Hükümdarlar, komutanlar

ve askerler Vaizyalar: Sanatkârlar, tüccarlar ve çiftçiler Sudralar: İşçiler Paryalar: Bu dört sınıfın dışında olan ve hiçbir hakka sahip olmayan sınıftır.


          Halk; asiller ve köylüler olarak ikiye ayrılmıştı.

             Çin ekonomisi tarıma dayalıydı.

             Çinli tüccarlar, İpek Yolu aracılığıyla Çin'den Roma'ya kadar olan bölgede ticaret yapmışlardır.

             Çin'de ayrıca resim, porselen, heykelcilik ve çinicilik de gelişmiştir.

          Çin Şeddi, kuzeyden gelen Hun saldırılarına karşı korunmak amacıyla yapılmıştı.

          Barut, pusula, kağıt, matbaa ve mürekkebi icat ederek dünya medeniyetinin gelişmesine katkıda bulunmuşlardır.


Fenikeliler


             Yaşadıkları bölgenin tarıma ve hayvancılığa elverişli olmaması nedeniyle balıkçılığa ve denizciliğe yönelmişler ve Akdeniz kıyılarında koloniler kurmuşlardır.

          Fenikeliler Sümer çivi yazısı ile Mısır Hiyeroglif yazısını örnek alarak tarihin ilk alfabesini icat ettiler.


             Tarihin ilk tek tanrılı dini olan "Musevilik" İbranilere aittir. İbraniler bu dinin yalnızca kendi kavimlerine gön­derildiğini söylemişler ve kendilerinin üstün olduğunu belirtmişlerdir. Bu durum Museviliğin, Hıristiyanlık ve İs­lâmiyet gibi yaygın bir din olmasını önlemiştir.


             Anadolu (Asia Minör / Küçük Asya), Tarih boyunca birçok göç ve istilâya uğramıştır.

             Bunun sebebi;

1.                   Üç tarafının denizlerle çevrili oluşu,

2.                   Olumlu iklim şartları,

3.                   Verimli toprakları,

4.                   Bol su kaynaklarına sahip olmasıdır.



1.             Hattiler, Hititler, Frigler, Lidyalılar, İyonlar, Urartular (M.Ö. 2.000 - M.Ö. 600)

2.             Persler(M.Ö. 543-333)

3.             İskender imparatorluğu

4.             Roma İmparatorluğu

5.             BizanslIlar (395-1071)

6.             Türkler (1071- Günümüze Dek)



           Yapılan araştırmalarda Hititler’in Hattilerden kültür ve inanç bakımından etkilendiklerini göstermektedir.

             Hattilerde boğa figürü önemli bir simgedir. Hattiler Hitilerle kaynaşmış, Hatti kültürü, Hitit kültürünün içinde yaşamaya devam etmiştir.



           Hititler, M.Ö. 1800 yıllarında başkenti Hattuşaş (Boğazköy) olan bir devlet kurdular.

           İmparatorluk döneminin en önemli olayı, Hititler ile Mısırlılar arasında imzalanan Kadeş Savaşı'dır. Savaşın sebebi, iki devletin de Anadolu'ya egemen olma isteğidir. İki tarafın da üstünlük sağlayamaması üzerine tarihte bilinen ilk yazılı antlaşma olan Kadeş Antlaşması imzalandı (M.Ö. 1280).

             Hititlerde asillerden oluşan pankuş denilen bir meclis vardı. Bu meclis, kralın yetkilerini kısıtlıyordu.

             Hititlerde kraldan sonra en yetkili kişi tavananna denilen kraliçeydi.

             MÖ 1200 ve MÖ 600 arasında Anadolu'da çok tanrılı inanış mevcuttu.

           Anadolu'ya bu yüzden Hititler Dönemi’nde Bin Tanrılı İl denmiştir.

           Hititler krallarının hayatlarını anlatan anal adını verdikleri yıllıkları hazırlayarak, tarafsız tarih yazıcılığını başlatmışlardır. Tanrıya hesap verme düşüncesiyle zaferlerle birlikte yenilgiler de anlatılmıştır.

İyonyalılar (MÖ 12. yy - MÖ 4. yy)


           İzmir de kuruldurlar. İyonlar deniz ticaretinde de gelişmişlerdi.

             İyon Edebiyatının en önemli eseri, Homeros'un "İlyada ve Odesa Destanı"dır.

             iyonlar bilim ve sanatta gelişmişlerdir. Matematikte Tales ve Pisagor, Tarih’te Heredot, Tıp'ta Hipokrat, Felsefe'de Diojen.

             İyonyalılar, anıtsal mimaride ve heykeltıraşlıkta başarılı eserler ortaya koydular. Efes'teki Artemis tapınağı İyonlara aittir.




           Başkent Tuşpa (Van)’dır.

             Urartular, madencilik ve maden işletmeciliğinde ileri gitmişlerdi.

             Kaleleri ve su kanalları ile ünlüdür. Toprakkale, Çavuştepe, Patnos ve Kayalıdere kaleleri gibi..







             Kurucusu: Gordios, başkent ise Gordion’dur.. ankara da kurulmuştur.

             Friglerin çok tanrılı dinleri vardı. En büyük tanrıları Kibele'dir

             Frigyalılar, İyonlar ve Lidyalılar, Fenike yazısını kullandılar.

             İlk hayvan öykülerini (fabl) meydana getirenlerin Frigyalılar olduğu sanılmaktadır.

             Frigler dokumacılıkta ileri gitmişlerdir. Frigler, tapates adı verilen halı ve kilimleri ile ünlüdürler


Lidyalılar (MÖ 687 - 646)

             Balıkesir civarında kuruldurlar. Bilinen ilk madeni para, Lidyalılar tarafından kullanılmıştır.

          Lidyalılar, Efes'ten başlayıp, Mezopotamya'daki Ninova'ya kadar uzanan Kral Yolu'nun açılmasında etkili oldular. Mısır, İskit, Asur, Yunan Şehir devletleriyle ticaret yapmışlardır. Tüccarların malları devlet güvencesine alınmıştır.


9.         EGE VE YUNAN UYGARLIĞI

          “ Polis” denilen şehir devletleri halinde yaşamışlardır.

             Polislerin başında “Tiran” denilen krallar vardır.

             Denizcilikte ilerlemişler ve kolonicilik faaliyetlerinde bulunmuşlardır. (Yerleşme amacıyla gitmişlerdir.)

          Başta Zeus olmak üzere Olympos dağında oturan tanrıları adına düzenledikleri yarışmalar olimpiyatların temelini oluşturmuştur.

          Felsefede Aristo, Eflatun, edebiyatta Homeros (ilyada ve Odisse), tarihte, Tukitides önemli bilim adamlarıdır.

          Alfabe ve takvime katkıda bulunmuşlardır.

Klistenes kanunları Atina’yı “demokrasinin beşiği” yapmıştır.

İskender İmparatorluğu

             MakedonyalI Büyük İskender kısa sürede çok büyük bir devlet kurmuş, Hindistan’a kadar ilerlemiştir.

          Büyük İskender’in Mısır ve Asya’ya yaptığı seferlerde Batı ve Doğu medeniyetlerinin buluşması, kaynaşması yaşandı. M.Ö. 330-30 yılları arasında 300 yıl süren bu karşıIklı etkileşim dönemine Helenistik Dönem denir.



        Roma, 395’te Batı ve Doğu Roma olarak ikiye ayrı İdi. Batı Roma 476‘da, Doğu Roma (Bizans) İmparatorluğu 1453'te yıkı İdi. Romalı lar döneminde Anadolu'da Antakya, İzmit, İznik, İstanbul gibi kentler büyüdü.


12 Levha Kanunları

              Roma'da sınıflar arasındaki çatışmaları önlemek amacıyla Eski Yunan kanunlarından faydalanılarak 12 Levha Kanunları yapılmıştır (MÖ 5. yy).

              Roma Hukuku, 2. ve 3. yüzyıllardaki düzenlemelerle oldukça iyi hale getirilmiştir.

           Günümüzde Batı dünyasında uygulanan hukukun temeli, Roma Hukuku'na dayanır.

             Romalılar, Latin alfabesine son şeklini kazandırmışlardır.

             Mısır'dan alınan Güneş yılı takvimini de Milâdî takvime dönüştürmüşlerdir.


TÜRKLERİN TARİH SAHNESİNE ÇIKIŞI VE İLK TÜRK DEVLETLERİ


Türk Adının Anlamı: çoğalmak türemek güçlü kuvvetli.

             Türklerin tarih sahnesine çıkışları Orta Asya'dır.

             Türkler ilk olarak Altay-Sayan Dağları daha sonra da Ural-Altay dağları arasındaki bölgelerde yaşamışlardır.

             Orta Asya, karasal bir iklime sahiptir. Türklerin yaşadıkları coğrafya, onların göçebe ve mücadeleci bir karaktere sahip olmalarına sebep olmuştur.






1.          Nüfus artışı ve toprakların yetersiz kalışı,

2.             Kendi aralarında ve diğer kavimlerle olan mücadeleler

3.             Salgın hastalıklar

4.             Türklerin Cihan hâkimiyeti düşüncesi. (Güneşin doğduğu yerden, battığı yere kadar her yeri fethetme arzusu)

5.             Olumsuz iklim şartları

*              Atı evcilleştirenTürkler, bu sayede Orta Asya’nın değişik yerlerine gitmişlerdir.



1.             Orta Asya Kültür ve Medeniyeti dünyanın değişik bölgelerine taşınmıştır.

2.             Göç eden Türk boyları gittikleri yerlerde yeni Türk Devletleri kurarlarken, oralardaki bazı devletleri de yıktılar.

Göç etmeyip, Orta Asya'da kalan Türkler, ilk Türk Devleti olan Asya Hun Devleti’ni kurmuşlardır.





           Orta Asya’da kurulan ilk T ürk devleti Hunlar

Asya Hun Devleti'nin bilinen ilk hükümdarı Teoman'dır

           Mete zamanında Hunlar, en geniş sınırlarına ulaşmıştır. Mete'nin kurduğu devlet teşkilatı daha sonra kurulacak olan Türk devletlerine örnek olmuştur.

Mete han onlu sistemi ile kendinden sonra kurulan devletlerin askeri sistemlerini etkilemiştir. Onbaşı yüzbaşı binbaşı gibi.


Hunlara Karşı Çin Politikası

             Türk beylerini hediyelerle ve ekonomik yardımlarla kendilerine bağlamaya çalıştılar.

             Hediyeleri ve ekonomik yardımları birden keserek Türkleri itaat altına almaya çalıştılar.

             Türk      beylerini birbirlerine karşı kışkırtarak, devletin parçalanmasına sebep oldular.




İkili Yönetim (Çifte Krallık)

             Türk devletlerinde hükümdar yönetimi kolaylaş-tırmak için ülkeyi Sol (Doğu) ve Sağ (Batı) olmak üzere ikiye ayırırdı. Ortada (Merkezde) ise asıl hükümdar bulunurdu. Sağ ve Solda ise Hanedan üyelerinden Yabgu'lar bulunurdu.


Hakanların Unvanları

Türkler hükümdarlarına Şanyü, Tanhu, Hakan, Han, Yabgu, ilteber, idi-kut, Erkin gibi unvanlar vermişledir

Kut Anlayışı

             Türkler devleti yönetme yetkisinin Tanrı tarafından verildiğine inanıyorlardı. Tanrı tarafından verilen bu yönetme hakkına kut diyorlardı. Kut'un kan yoluyla hükümdarın tüm erkek çocuklarına geçtiğine inanıyorlardı.



             Türk meclislerine toy, kurultay veya kengeş denirdi.

             Kurultay'da devletin ana meseleleri görüşülürdü.

Hükümdarın ölümü, savaş veya milli felaketlerde kurultay toplanırdı



             Türk ordu teşkilâtını ilk kuran Mete Han’dır. Mete, orduyu onluk sisteme göre düzenlemiştir.

             Onlu sistem daha sonra tüm Türk devletlerinde kullanılmıştır.

             Onlu sistem Avrupa'ya Attila ile girmiştir.

Türk Ordusunun Özellikleri

             Türk ordusu, ücretli değildir.

             Türk ordusu, daimîdir.

             Atlı askerler çoğunluktadır.

             Kadın-erkek herkes savaşa hazırdır.


Din ve İnanış

           Ayrıca, dağ, kaya, güneş, orman, su ve ay da kutsal kabul edilmiştir.


             Şaman (kam) denilen rahipler, iyi ve kötü ruhlarla temasa geçerek ayinler yaparlardı.

           Kurban keserek kötü ruhlardan kurtulmayı düşünürlerdi.


             Türklerin İslamiyet'ten önceki dini Göktanrı diniydi. Bu dine göre Türkler;

           Tek bir Tanrının evreni yarattığına ve gökte oturduğuna inanıyorlardı.

Yuğ

             Ölü gömme törenine verilen isimdir. Yedi gün sürerdi. Ölenin silahları, eşyaları ve kurban edilen atı da mezara birlikte konurdu.


             Ölen kişinin hayatta iken öldürdüğü düşman sayısı kadar taşın mezarın başına dikilmesi ile oluşan anıtlar. Bu kişiler, öbür dünyada ona hizmet edeceklerdir.


           Türklerde mezara verilen isimdir.


             Canlı hayvan, deri, kösele, kürk, hayvani gıdalar satmışlar; tahıl ve giyim eşyası almışlardır.

             Asya Hunları, KökTürkler, Uygurlar Çin'le, Avrupa Hunları Bizans'la ticari anlaşmalar yapmışlardır.

           İpek yolu, ticari hayatın canlı olmasını sağlamıştır. Bu nedenle ipek yolu egemenliğini sağlamak önemlidir.

Türk Toplumu


             Urug Soy (Aileler Birliği)


             Budun -» Millet denilen  birimlerden oluşuyordu.

             Boyların başında bulunan beyler, töreye göre boyu idare ederlerdi.

             Boyların bir araya gelmesiyle devlet kurulurdu.


Türklerin Tarih Boyunca Kullandıkları Alfabeler

             Kök Türk Alfabesi

             Uygur Alfabesi

             Soğd Alfabesi

             Brahmi Alfabesi

             Süryanî Alfabesi

             Tibet ve Çin Alfabesi

             Arap Alfabesi

             Kiril Alfabesi

             Latin Alfabesi


Edebiyat

             Türklere ait ilkyazı dili örnekleri, Orta Asya'da ortaya çıkıp gelişen Türk edebiyatının temelini oluşturur.

             Bunların en eski örnekleri, çoğunlukla Kök Türk alfabesiyle yazılmış olan mezar taşları üzerindeki yazıtlardır.

             Bu taşlar, Orhun Yazıtları ile Talaş ve Yenisey yazıtlarıdır.


             VIII. yüzyılda dikilmiş olan Orhun Yazıtları, Yadrinsef (N.M.Jadrincev) tarafından XIX. yüzyılda (1889) keşfedilmiştir.

             İlk olarak, 1893 yılında DanimarkalI dil bilgini VVilhelm Thomsen tarafından okunmuştur.


Sözlü Edebiyat Ürünleri:

Sagu: Ölen kişinin ardından söylenen ağıtlar.

Sav: Hayat felsefesini anlatan metinler.

Toy: Şölen ve düğünlerde okunan şiirler.

Koşuk: Şarkılar.

Destan: Büyük kahramanlıkları ve olayları olağanüstü öykülerle süsleyerek anlatan ve sonraki nesillere akta­rılan metinler.



Başlıca Türk Destanları:

               Oğuz Kağan Destanı (Hunlar, Oğuzlar)

               Alper Tunga Destanı - Şu (İskitler, Saka):

               Ergenekon Destanı (Kök Türkler)

               Göç ve Türeyiş Destanları (Uygurlar)

               Manas Destanı (Kırgızlar)



             Asya Hun Devleti'nin dağılmasından sonra bir kısım Türkler, Balamir önderliğinde batıya göç etti.

  Türklerin ilerleyişinden rahatsız olan kavimler, Avrupa'nın içlerine doğru ilerlemeye başladılar.

  Yıllarca süren bu büyük göç hareketine Kavimler Göçü denir.



: etrafı surlarla çevrili küçük kalelerde derebeyi tarafından yönetilen siyasi birliklere denir.



Kavimler Göçünün Sonuçlan

1.             Avrupa yüzyıla yakın bir süre karışıklık içinde kaldı.

2.             Roma İmparatorluğu, Doğu ve Batı olmak üzere ikiye ayrıldı.

3.             Avrupa'nın etnik yapısı değişti.



Balamir Dönemi

             Bilinen ilk hükümdarları Balamir'dir.


Attila Dönemi

             Avrupa Hun Devleti'nin en parlak dönemi Attila zamanıdır.Attila, ilk iş olarak Bizans'ı Margos Antlaşması'yla vergiye bağladı (434).

             Margos Barışı, Bizans'ın Avrupa Hun Devleti'nin üstünlüğünü kabul ettiğini gösterir.

             Avrupa Hun Devleti’nin en güçlü olduğu dönem Atilla zamanıdır.



             Kök Türk Devleti, 552 yılında kurulmuştur.

             Türk adını devlet adı olarak ilk kez onlar kullanmışlardır.

           Asya Hun Devleti’nden sonra kurulan ikinci büyük Türk devletidir.

             582 yılında Doğu ve Batı olmak üzere ikiye ayrıldı.

Doğu Kök Türkler 630 yılında, Batı Kök Türkler de 659 yılında Çin egemenliğine girmiştir.


II.        Kök Türk Devleti (Kutluk Devleti) (682-744)

             Türkler, I. Kök Türk Devleti’nin yıkılışından sonra 50 yıldan fazla Çin esaretinde kaldılar. 682 yılında Kutluk önderliğinde ayaklanan Türkler, Ötüken ve çevresini ele geçirerek II. Kök Türk Devleti’ni kurdular.


Orhun Yazıtları

             Kök Türkler Dönemi’nden günümüze ulaşan temel kaynak Orhun Yazıtları’dır.

             Bu yazıtlar; Türk tarihinin ve edebiyatının ilk yazılı örnekleridir.

Orhun Yazıtları, Türk devlet adamlarının millete hesap vermeleri, devletin ve milletin karşılıklı görevlerinin belirtilmesi ve Türk devlet anlayışının bilinmesi açısından son derece önemlidir.



             18 harfli Uygur Alfabesi’ni hazırladılar.

             Cengiz Han’ın egemenliğine girmelerine rağmen medeniyette geliştiklerinden Moğolları devlet teş­kilatı, ticaret, bilim, sanat ve alfabe konularında etkilediler.

             Moğolların Türkleşmesinde önemli bir rol oynadı­lar (Özbek ve Çağatay Türkleri).

             ilk Müslüman Türk Devleti Karahanlılarla savaştı­lar. (Nedeni, Uygurların Budizmi, Karahanlıların İslamiyet’i yaymak istemeleri.)

             Tahta harflerden Matbaayı oluşturdular, pamuk­tan kağıt yaptılar.

             Uygurlar, yerleşik hayata geçen ilk Türk toplulu­ğudur.


Avarlar

ilk defa İstanbul’u kuşatan Türkler, Avarlar’dır.

MACARİSTAN olan yeni devletlerini kurdular.


Kırgızlar

Kırgızlar, Cengiz Han’a bağlanan ilk Türk kav- midir.


BULGARLAR

Hristiyanlaşmışlardır. Milli benliklerini kaybetmişlerdir.


HAZARLAR

             Hazar hakanları ve çevresi Museviliği benimsemişlerdir.

             Hazarlar Müslüman Araplarla mücadele ederek

            Kafkasların Müslümanlaşmasını engellemişlerdir


Peçenekler

             Bizans ordusundaki Peçenekli askerler Malazgirt Savaşı’nda Büyük Selçuklu ordusuna katıldılar.


MACARLAR

Hristiyanlaşmışlardır. Milli benliklerini kaybetmişlerdir.



Osmanlı devletinin soyu bunlara dayanır.



Anadolu’ya ilk Türk akınları Avrupa Hunları ta­rafından, ikinci akın Sibirler tarafından yapılmıştır.


TÜRGEŞ (TÜRGİŞLER)


İlk Türk parasını bunlar yaptı.


KARLUKLAR

ilk Müslüman Türk topluluğudur.





             Avrupa: Toplumsal eşitsizlik üzerine kurulan bu düzen içinde halk, farklı toplumsal sınıflara ayrılmıştır: 1. Soylular (Senyörler)2. Rahipler3.

Burjuvalar4. Köylüler a. Özgür Köylüler b. Serfler (Köle Köylüler)


Afrika: birden çok din hakimdi.

Doğu Roma: Bizans imparatorluğu'nda tahtın babadan oğula, kardeşten kardeşe geçmesi gibi düzenli bir sistem yoktu. Bu durum sürekli taht kavgalarına ve iç çatışmalara neden olmuştur. Bizans toplumu; soylular, din adamları, askerler ve köylüler olarak dört ana sınıftan oluşmuştur.

Çin

birden çok din hakimdi.


ARAP YARIMADASI’NIN durumu

             İslâmiyet'ten önce, Arapların büyük çoğunluğu puta tapıyordu. Kâbe,

Araplarca kutsal sayı lirdi. Burada Arap kabilelerinin 360 civarında putu vardı.

             Çok eşli evlilikler yaygındı.

             Kadınların miras hakkı yoktu.

             Kız çocuklarına değer verilmezdi.

Bu döneme CAHİLİYE DÖNEMİ denilmiştir.


a.             Hz. Muhammed’in Peygamberlik Öncesi Hayatı

Hz. Muhammed, 571 yılında Mekke’de doğdu

             Hz. Muhammed, sık sık Nur Dağı’ndaki Hira mağarasına gidiyor, Allah’ın varlığı ve birliğini düşünüyordu.

             40 yaşındayken, 610 yılında Hira mağarasında peygamberlikle görevlendirildi.


Hicret ve Medine İslâm Devleti

Mekkeliler, Hz. Muhammed'i öldürerek İslâmiyet’i tamamen ortadan kaldırmak istediler Hz. Muhammed Medine’ye göç etti.


Hz. Muhammed Dönemi Siyasi Olayları Bedir Savaşı (624)

Mekkelilerin Şam’a kervan göndermesi ve geliri ile si­lahlanıp Müslümanları yok etmek istemeleri nedeni.

            
tr
< 
Müslümanlar Mekkelilerle yaptıkları ilk savaşı ka­zandı.


             Müslümanların kendilerine olan güveni arttı.

             İslamiyet bölgede hızlı bir şekilde yayılmaya baş­ladı.

             Elde edilen savaş esirleri Medineli Müslümanlara okuma-yazma öğretmek şartı ile serbest bırakıl­dılar.


Uhud Savaşı (625):

Nedenleri:

             Mekkeli putperestlerin Bedir yenilgisine karşı Müslümanların Medine yakınlarındaki tarım alanlarını tahrip etmeleri.

             Hz. Muhammed’in, Mekkelilerin yaptığı zarara karşılık bir Mekke kervanının alınmasını kararlaştırması.

             Müslümanlar bir Mekke kervanını ele geçirdiler. Ancak Müslümanların ganimet elde etmek için savaş disip­linini bozmaları yenilmelerine neden olmuştur.


Hendek Savaşı (627)

             Nedeni: Mekkeli putperestlerin Müslümanlara kesin bir darbe vurmak istemeleri.

Müslümanlar başarılı bir savunma savaşı yaptılar. Putperestler bir daha saldırıya geçmediler. Müslümanlar taarruz, Mekkeliler ise savunma konumuna geçtiler.


Hudeybiye Anlaşması (628):

             Hz. Muhammed Müslümanlar için namaz yönü olarak seçilen Kabe’yi ziyaret kararı aldı. Putperestler savaş hazırlığına girişti. Hz. Muhammed, amaçlarının savaş değil barış olduğunu bildirdi. Bunun üzerine anlaşma yapıldı.

Antlaşmanın Önemi

             Anlaşma’nın imzalanmasıyla putperestler, Müslümanları resmen tanımış oldular.

             Mekke de Müslümanlar için bir huzur ortamı oluşmaya başlamıştır.



Bizansla Müslümanların yaptığı ilk savaştır. Müslümanlar kazanmıştır.



             Nedeni: Mekkeli putperestlerin Hudeybiye anlaşmasını bozmalarıdır.

             Müslümanlar büyük bir direnişle karşılaşmadan Mekke'yi fethettiler. Kâbedeki putlar kırıldı. Böylece İslâmiyet Hicaz'a yerleşti. Bu durum İslâmiyetin Arap Yarımadasındaki yayılışınıhızlandırdı.



Hz. Muhammed veda haccı olarak nitelenen Mekke'yi son ziyaretinde verdiği hutbede bütün Müslümanların kardeş olduğunu, ırk ayrımına gerek olmadığını, kadınlara ve çocuklara değer verilmesi gerektiğini bildirmiştir.




Hz. Ebubekir Dönemi (632-634):

             Yalancı peygamberler ortadan kaldırıldı. Kur'an-ı Kerim kez kitap haline getirildi.


Hz. Ömer Dönemi (634-644)

             Hz. Muhammed’in kurduğu devlet imparatorluğa dönüştü. Bu imparatorluğu kolay yönetmek için "Amillik" denilen vilayetler oluşturuldu. İlk kez kadılık teşkilatları kuruldu.

             Maliye ve askerlik konularıyla ilgili ilk divanlar kuruldu.


Hz. Osman Dönemi (644-656)

             İlk İslâm donanması kuruldu.

             Bizans’la yapılan ilk deniz savaşı kazanıldı.

             Kuran çoğaltılarak önemli İslâm kentlerine gönderildi.

             Hz. Osman, Mısırlı suikastçıların saldırısıyla öldü.


Hz. Ali Dönemi (656-661)

             Hz. Ali, Hz. Ayşe’nin muhalefetini Cemel Vak’ası (Deve Olayı) denilen savaşla bastırdı (656).

             Hz. Ali, Emevilerin başlattığı muhalefetin lideri olan Şam Valisi Muaviye üzerine sefer düzenledi. Sıffin Savaşı çıktı (657). Muaviye orduları zor duruma düştü. Savaş bitirilmeden Hakemler Olayına gidildi. Bu olayda hile yapılarak Hz. Ali'nin halifeliği Muaviye'ye verilmeye çalışıldı. Bunun sonrasında İslâm’da ilk resmi ayrılıklar başladı.

             Ortaya çıkan siyasi gruplar şunlardır:

a)            Şiiler: Hz. Ali taraftarı olanlardır.

b)            Emeviler: Muaviye taraftarı olanlardır.

c)             Hariciler: Her ikisini de istemeyenler.

             Hariciler, Hz. Ali’yi ve Muaviye’yi öldürmek için suikastçılar görevlendirdiler. Hz. Ali, suikast sonucu öldü.



Arap olmayan Müslümanları 2. Sınıf vatandaş gördüler.

İlk Türk-islam parasını bastırdılar.

Yönetimi saltanata dönüştürdüler. Babadan oğula geçen sistem.

İkiye ayrılıp yıkıldılar. Endülüs emevi devleti ispanya da kuruldu.



             Arap milliyetçiliği yaparak, Arap olmayan Müslü­manları “Mevali” (azadlı köle) görmeleri

             Gayrimüslimlerden alınan Cizye ve Haraç gibi vergilerin Arap olmayan Müslüman topluluklar­dan da alması

             Şiilerin ve Abbasilerin yıkıcı çalışmaları

             Hz. Muhammed soyundan gelenlere kötü davra- nılması, bir çoğunun öldürülmesi

             Emevi ailesi arasındaki iç çekişmeler

             Sınırların genişlemesi ile merkezi otoritenin zayıf­laması


İSPANYA DA KURULAN TÜRK-İSLAM DEVLETLERİ:

1-ENDÜLÜS EMEVİ DEVLETİ


2- BENİ AHMER DEVLETİ




             Halife Mu'tasım Dönemi'ndeTürklerden ordular oluşturulmaya başlandı.

             Türk ordusu için Bağdat yakınlarında Samerra şehri kuruldu.


TALAS SAVAŞI:

 BU SAVAŞTA Türkler abbasilere yardım etmiş bunun sonucu olarak abbasiler Türklere yöneticilik vererek onların islamiyeti kabul etmelerini sağlamışlardı. 751 bu onemlı.

Türklerin İslamiyet'i Kabul Etme Nedenleri

             İslamiyet’teki tek tanrı (Allah) inancı ile GökTanrı inancı arasında pek fark bulmamaları

             Türktoplumunda bulunan Ozan ve Kam'lar ile İslam Evliyaları ve Dervişlerinin birbirine benzerlik göstermesi

             Cihad fikriyle, fetih fikrinin birbiriyle bağdaşması

             İslamiyet'in öngördüğü doğruluk, dürüstlük, temizlik, konukseverlik gibi ahlak kurallarının, Türk ahlak anlayışına uygun olması

             Ahiret inancı ve Kurban Kesme benzerlikleri

             Bilimsel ve ticari ilişkilerin etkileri

Türkler islamiyeti geliştirdiler yaydılar ve korudular.


Divanlar:


Divan-ı İnşâ: Resmî yazışmalarla ilgilenirdi Divan-ı Mezâlim: Adalet işlerine bakardı.

Divan-ı Ceyş: Askerî işlerine bakardı.

Divan-ı Beytü'l Mâl: Devletin gelir ve giderleriyle ilgilenirdi.


Halife Me'mun zamanında Bağdat'ta Beyt’ül Hikme (Hikmet Evi) adıyla bir kurum oluşturulmuştur.





*              Tefsir: Kur'an'ın anlamını açıklayan bilim dalıdır. Taberî, Zemahşerî vb.

*              Hadis:  Peygamberimizin          sözlerini            ve        davranışlarını    araştırır.

Buharî, Müslim, Ebû Davud vb.

*              Fıkıh: İslâm hukukudur. Ebû Hanife, İmam Şafî vb.

*              Kelam: Allah’ın varlığını, birliğini akıl ve mantık yoluyla ispatlayan bilim dalıdır. İmam Maturidî vb.

*              Tasavvuf: Allah’ı tanımayı ve O’na kalp yoluyla yakınlaşmayı amaç edinen ilim dalıdır. Muhyiddin A’rabî vb.



*              Tarih: Taberî, İbnü’l Esîr, Mesûdî

*              Coğrafya: ibn Fadlan, İdrisî

*              Astronomi: Fezârî, Harezmî

*              Matematik: Harezmî, Tûsi, Battani, İbn-i Cemşid

*              Kimya: Câbir, Râzî, Birûnî, El-Maksîdi, İbn-i Sina

*              Tıp ve Eczacılık: Huneyn bin İshak, Râzî, ibn-i Sina Fizik: İbnü’l Heysem

*           Felsefe: Kindi, İbn-i Rüşt, Farabî, İbn-i Sina





Tolunoğulları

             Mısır 'da kurulan ilk Türk-İslam devletidir.


Akşitler

             Bu devlet Türklerin Mısır'da kurduğu ikinci devlettir.


EYYÜBİLER

MEMLÜKLÜLER





             Karluk Yağma Çiğil adlı Türk toplulukları tarafından kurulmuştur.

             Bilinen ilk hükümdar Bilge Kül Kadir Han'dır.

             Başkentleri, Balasagun’dur.


İlk Müslüman Türk devletidir.



             Samanoğulları Devleti’nin Gazne şehri valisi Alp Tekin tarafından kurulmuştur.


             En parlak dönemlerini Sultan Mahmut zamanında yaşadılar. Sultan unvanını ilk kullanan hükümdar olan Gazneli Mahmut, Hindistan'a 17 sefer yapmış, kuzey bölümlerine İslamiyet'in girmesini sağlamıştır.

Sultan ünvanını ilk kez Gazneli Mahmut kullanmıştır.





Dandanakan Savaşı (1040) gaznelileri yıkıp kurulmuşlardır. Pasinler Savaşı ile Anadolu topraklarının fethi başlamıştır. 1048


Malazgirt Savaşı (1071)

Nedenleri

               Türklerin Anadolu topraklarına akınlar yapması

               Bizans imparatoru Romen Diyojen’in büyük bir ordu ile doğu seferine çıkması

Sonuçları

              Anadolu’nun kapıları Türkler’e açıldı.

              Bizans’ın İslam dünyası üzerindeki baskısı sona erdi.

              Türkiye tarihi başladı.

              Türkler’e karşı Haçlı Seferleri’ne neden oldu.



              Ülkenin hanedan üyelerinin ortak malı sayılması (veraset hukuku)

              Atabeylerin bölgelerinde güçlenmeleri ve bağım­sızlıklarını ilan etmeleri

               Batınilerin zararlı çalışmaları

               Devlet idaresinin Farsların eline geçmesiyle Türkmenlerin küstürülmesi

              Abbasi halifelerinin eski siyasi güçlerine ulaşmak için aleyhte çalışmaları


Oğuz Boyları

24 Oğuz Boyu vardır.

Büyük Selçuklu Devleti, Oğuz Türklerinin Üçok koluna mensup olan Kınık boyu tarafından kurulmuştur.


Oğuzların Tarihte Kurdukları Devletler

               Oğuz Yabgu Devleti

               Büyük Selçuklu Devleti

               Anadolu Selçuklu Devleti

               Harzemşahlar

               Karakoyuniular

               Akkoyunlular

               Anadolu Beylikleri

               Osmanlı Devleti

               Türkiye Cumhuriyeti




HÜKÜMDARLIK ALAMETLERİ


Tuğ: Birkaç tane at kuyruğunun bir sırığın ucuna asıl­masıyla olurdu. Tuğlar'ın adedi hükümdarın ve beyle­rin nüfuzuna göre değişirdi. Türk hükümdarları dokuz tuğ taşırdı.


Otağ: Hükümdarların seferlerde ve başkent dışına çıktıklarında oturdukları çadırdır.


Çetr: Büyük bir şemsiyeye benzeyen altın sırmalı ka­dife veya atlastan yapılmış güneşlik gibiydi. Hüküm­darın başı üzerinde tutulurdu.


Hutbe: Hükümdarın bağımsızlığını ilan ettiğinde ya da yönetimi altındaki ülkelerin camilerinde cuma hut­belerinde adının geçmesidir.


Nevbet: Beş vakit namazdan önce sarayın kapısında çalınan çeşitli müzik aletleridir.


Sancak: Kenarları sırma işlemeli ve saçaklı bayraktır.


Taht: Hükümdarın oturduğu süslü koltuktur.


Saray: Sultanın ve ailesinin oturduğu, aynı zamanda devlet işlerinin görüşüldüğü yerdir.


Para Bastırmak: En önemli bağımsızlık alâmetlerin- dendir. Hükümdar kendi adına altın ya da gümüş sik­ke kestirirdi.


Tuğra Çekmek: Devletin resmi yazı ve yazışmalarına hükümdarın mührünün basılmasıdır.


Ordu


             Büyük Selçuklu ordusu altı ayrı bölümden oluşuyordu. Bunlar:

1.         Gulemân-ı Saray: Çeşitli milletlerden toplanan kölelerin özel bir eğitimle saray için yetiştirilmesi ile oluşmuş askerlerdir.

2.         Hassa Askerleri: Çeşitli Türk boylarından oluşan atlı askeri birliklerdir.

3.         Melik ve Vali askerleri: Melikler ve valilerde savaş zamanı emrindeki askerlerle Sultan’ın ordusuna katılırdı.

4.         Bağlı Devlet ve Beyliklerin Askerleri: Büyük Selçuklu Devleti’ne bağlı devlet ve beylikler de savaşa zamanı Büyük Selçuklu Devleti’ne asker verirlerdi.(Ermeni ve Gürcü krallıkları gibi)

5.         Türkmenler: Göçebe olarak yaşayan Türkmenler savaş ortamına her an hazır bulunurlar ve gönüllü olarak Sultan’ın ordusuna katılırlardı.

6.         Sipahiler: İkta (toprak sahibi) olanların, gelirlerinin bir bölümü ile beslemek zorunda oldukları askerleridir. Buna göre ülke toprakları vergi gelirlerine göre bölümlere ayrılırdı, bu bölümlere İkta denirdi.


Hukuk Sistemi

             Türk-İslam Devletlerinde hukuk, Şer’i ve Örfi olmak üzere ikiye ayrılırdı:

Şer’i Hukuk: Şeriat, din kuralları.

Örfî Hukuk: Gelenekler, töre.

             Şer’i hukuk ile ilgili davalara kadı bakardı.

             Örfi hukuk ile ilgili davalara bakan yüksek bir mahkeme vardı. Bu mahkemenin başı emir-i dad idi.


Ordu içindeki anlaşmazlıklara “kadıasker” (kazasker) bakardı.


Toprak Yönetimi

Türk-İslam devletlerinde ülke toprakları yönetim bakımından dört ayrı bölüme ayrılmıştı.

Bunlar;

1.         Has Toprakları: vergi gelirleri Sultan’a ait topraklardır.

2.         İkta Toprakları: Gelirleri, Hizmet ve maaş karşılığı olarak kumandanlara, askerlere ve devlet adamlarına bırakılan topraklarıdır, (ikta sahibi olan devlet adamı veya komutan belirli sayıda devlete asker yetiştirmek zorundaydı.)

3.         Mülk Toprakları: Kişilere ait topraklardır. Sahibi toprağı istediği gibi kullanma hakkına sahiptir.

4.         Vakıf Toprakları: Okul, hastane gibi sosyal kurumların ihtiyaçlarını karşılamak için devlet tarafından bu kurumlara verilen topraklardır.

Timur Devleti zamanında Tarım ve ticaretle uğraşanlardan alınan vergiye tamga adı verilmiştir.


İlim:

             Selçuklularda ilk medrese, Tuğrul bey zamanında Nişabur'da açıldı.

             Alp Arslan döneminde medreseler devlet himayesi altına alındı. Nizam-ül Mülk'ün gayreti ile nizamiye medresesi kuruldu (1067).

Daha sonra nizamiye medreseleri birçok ilde açıldı. Bu medreselerde islami bilenlerin yanında müspet bilimlerde okutuldu.


Büyük Türk-İslâm Bilginleri

              Farabi Felsefe

              ■İbn-i Sina Tıp

              ■Uluğ Bey^> Astronomi

               ■Biruni^* Matematik

               ■Barani^» Trigonometri

              ■Ali Kuşçu Astronomi


Dil ve Edebiyat



Divan-ı Lügat-it Türk -» Kaşgarlı Mahmud: Türkçe ‘nin zengin bir dil olfuğunu göstermek ve Araplara Türkçe öğretmek amaci ile yazılmış bir eserdir.


Şehname Firdevsi


Divan-ı Hikmet ->• Hoca Ahmet Yesevi


Atabet’ül Hakayık Edip Ahmet

Kutadgu Bilig Yusuf Has Hacip


Timur Devleti döneminin en ünlü yazar ve şairi Ali Şir Nevai’dir


ANADOLU’DA KURULAN İLK TÜRK DEVLETLERİ



Danişment Gazi tarafından merkezi Sivas olmak üzere, Amasya, Tokat, Kayseri, Malatya bölgesinde kurulmuştur.



             Ebul Kasım tarafından erzurum’da kuruldu.



             Mengücek Gazi tarafından Erzincan, Kemah, Divriği dolaylarında kurulmuştur.



             Artuk Bey’in oğulları tarafından Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da kurulmuştur.



             İzmir ve çevresinde bir beylik kuran Çaka Bey bilinen ilk Türk denizcisidir.



Süleyman Şah Dönemi

             Türkiye Selçuklu Devleti’nin kurucusu Kutalmış Oğlu Süleyman Şah’tır.

             Selçuklu soyundan olan Süleyman Bey, Bizans'a ait İznik'i başkent yaparak devleti kurdu.


Kılıçarslan Dönemi

             Haçlı ordularının saldırısı üzerine İznik boşaltıldı.

Konya başkent yapıldı.





Dini Nedenleri

             Hristiyanların kutsal şehir ve yerleri Müslüman- lardan almak istemesi. (Özellikle Kudüs'ü)

             Katolik Kilisesi'nin Ortodoksluğu egemenlik altına almak istemesi

Papalığın Hristiyanlığı daha geniş alanlara yay­mak istemesi


Siyasi Nedenler

             Malazgirt savaşından sonra Türklerin Hristiyan topraklarında hızla ilerlemesi karşısında Hristi- yanların Türkleri Anadolu, Suriye ve Filistin’den uzaklaştırmak istemeleri

             Türk saldırıları karşısında zor durumda kalan Bi­zans imparatorluğunun Batı’dan yardım istemesi

             Senyör ve şövalyelerin serüven tutkunluğu

             Mısır’da kurulan Fatimilerin hilafeti ele geçirmek için batılılardan yardım istemesi


Ekonomik Nedenler

             Yoksul batılıların Doğunun zenginliklerine ulaş­mak istemeleri

             İtalyan tüccarların Doğu Akdeniz ve Karadeniz ti­caretini ele geçirmek istemeleri

             Topraksız köylülerin ve şövalyelerin toprak elde etmek istemeleri


            Toplam 8 tane haçlı seferi olmuştur. Bunların ilk 4 tanesi önemlidir.



I.              Haçlı Seferi (1096-1099)

             Öncü Haçlı grubu Selçuklu Sultanı I. Kılıçarslan tarafından imha edildi. Ancak asıl Haçlı grubu sayıca çok fazla idi. Haçlıların fazlalığı karşısında Selçuklular, başkent iznik’i boşalttılar. Konyayı başkent yaptılar.

             Haçlılar, Fatimilerden Kudüs'ü aldılar. Kudüs Latin Krallığını kurdular.



             Anadolu'ya gelen Haçlılar yenilgiye uğratıldı.



Nedeni: Mısır'daki Eyyubi hükümdarı Selahattin Eyyubi’nin Kudüs Latin krallığını Hıttin Savaşı’yla yıkması.

          Selahattin Eyyubi Kudüs'ü AvrupalIlara kaptırmadı. Savaş sonunda yapılan anlaşmaya göre Hıristiyan hacı-lar Kudüs’ü serbest ziyaret edeceklerdi.




Nedeni: Haçlıların Kudüs'ü almak istemeleri ve Eyyubi devletine son vermeyi amaçlamaları.

             AvrupalIlar amaçlarından vazgeçerek İstanbul’a yöneldiler. Şehri yağmaladılar.

Bizans Devleti’ne son verdiler. İstanbulda Latin krallığı kurdular



HAÇLI SEFERLERİNİN SONUÇLARI


Dini Sonuçları

             Hristiyan Katolik halkın Kilise ve Papalara güveni azaldı.

             Yüksek Doğu kültürünün tanınması Avrupa’da hümanizm’in doğmasına ortam hazırladı.

             Katolikler ve Ortodokslar arasındaki ayrılıklar da­ha da belirgenleşti.

        Kudüs ve kutsal kentler Müslümanların ellerinde

kaldı.

  Skolastik düşünce zayıflamaya başladı.


Siyasal ve Sosyal Sonuçlar

             Soyluların ve şövalyelerin bir kısmı öldü. Kalanlar ise eski durumlarını koruyamadılar. Bu nedenle krallar etkilerini artırdılar ve feodalite zayıfladı.

             Bizans Haçlıların etkisi ile merkezi otoritesini bel­li bir süre kaybetti. İznik ve Trabzon’da yeni kral­lıklar kuruldu.



             Ön Asya ve Avrupa arasındaki ticaret gelişti.

             Akdeniz ülkelerinin limanları önem kazandı.

             Türk - İslam şehirleri tahrip edildi.

             Bu seferler sırasında Venedik ve Cenevizliler ekonomik olarak zenginleştiler.




             Doğu'dan öğrendikleri kâğıt, matbaa, pusula, yel değirmeni Batı'ya taşındı.

             Halı, ipek ve pamuklu dokumayı öğrendiler.

             Doğu'nun mimari eserlerini inceleyerek köprü, kervansaray, kemer, süsleme sanatını kendi ül­kelerinde uygulamaya başladılar.

             İslam kültürü yoluyla eski Yunan (Antikite) eserle­rini tanıdılar. Bu da Rönesans'ın doğuşuna katkı sağladı.




MAGNA CHARTA (BÜYÜK ŞART) (1215)

İngiltere kralı Yurtsuz Jan ile soylular arasındaki kişi­sel hakların tanındığını belirten ilk siyasal belgedir.

Buna göre;

             Hiçbir özgür insan, yürürlükteki kanunlara rağ­men tutuklanamaz, sürgün edilemez, yok edile­mez.

             Adalet geciktirilemez, satılamaz, hiçbir özgür yurttaş adaletten mahrum bırakılamaz.

             Kanunlar dışında hiçbir vergi haciz yoluyla ve zor kullanılarak alınamaz.



Kösedağ Savaşı (1243)


             Kösedağ Savaşı’nı kaybeden Anadolu Selçuklu Devleti Moğolların egemenliği altına girdi.

             Moğollar Anadolu’yu kendilerine bağlı bir eyalet haline getirdiler. İstedikleri kişiyi sultan yaptılar.

             Moğollar (İlhanlIlar), her ne kadar Anadolu’yu işgal etseler de hiçbir zaman tam anlamı ile bir otorite kuramadılar.




Divan üyeleri şunlardır:


Müstevfi: Mali işlere bakmıştır.

Tuğracı: Yazışma işlerini yürütmüştür.

Emir-i Dad: Hukuk işlerini düzenlemiştir.

Pervaneci: Dirlik toprakların dağıtım işlerini yapmıştır.

Beylerbeyi: Eyalet askerlerin başkomutanlığını yapmıştır.

             Şahne ve Emir: Vilayetleri yöneten, askeri yetkileri olan valilerdir.

             Melik: Valilik yapan şehzadelerdir. Merkezi otoriteye önem verildiği için yetkileri sınırlıydı.

             Kadı: Sivil davalara bakan yargıç.

             Emir-i Sevahil: Kıyılardaki şehirleri yönetirler ve donanma işlerine bakarlardı.

             Uç Beyleri: Sınırlardaki vilayetleri yönetirlerdi. Bunlar Türk kökenli insanlardı.



Ahilik


             Anadolu’da, 13. yüzyılda Ahi Evran tarafından kurulan esnaf teşkilatlanmasıdır.

             Ahilik, ahlâkî, ekonomik, sosyal, siyasî ve askerî bir işleve sahipti.

             Ahiliğin temel amacı; sosyal adalarti gerçekleştirmekti.

Yorum Gönder